Bugün: 24 KASIM 2017 Basında 30 Yıl!
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 104.539
DOLAR 3,9438
EURO 4,7091
ALTIN 163,43

Doçentlikte Vahim Hata2741 defa okundu

kategorisinde, 30 Eki 2017 - 00:03 tarihinde yayınlandı
Doçentlikte Vahim Hata

Özellikle medyanın da desteğiyle ilginç bir olay yaşanıyor ülkede.
Sayın Cumhurbaşkanının önerisiyle yardımcı doçentliğe son verilecek belli ki.
Ancak.
Kurt puslu havayı severmiş kabilinden birleri bir anda başka talepler sokuşturdu araya.
Neymiş.
Doçentlik sınavı da kaldırılsınmış.
Hali hazırda YÖK aracılığıyla yapılan sınavı yapma yetkisi farklı boyutuyla üniversitelere verilmeliymiş.
Bunu söyleyen dostlara birkaç sözüm vardır.
Kabul.
Yapsın bu sınavı üniversiteniz.
Şu anda yapılmakta olan yardımcı doçentlik sınavından ne farkı kalır.
Eğri oturup doğru konuşalım.
Yardımcı doçentlik sınavlarının içeriğini medya önünde tartışmak sadece üniversitelere olan güveni azaltır düşüncesindeyim.
Neredeyse sadece adınızın yazılmadığı ilanı versin rektör.
Sizden başkası asla müracaat edemesin.
Hasbelkader etse bile ne gam.
Gönderilecek jüriyi dekanınız belirlemiyor mu.
Atanmasını istediği kişiler için kolay ve nazı geçecek jüriler kurmuyor mu?
Velev ki bir diğer müracaat olsun.
Ve çalışmalar aynı jüriye gönderilsin.
Sizce sonuç ne oluyor.
Kandırmayalım birbirimizi.
Dekan kimi isterse onu seçtiriyor.
Bitti.
Peki bunun neresi sınav.
Bana göre sadece adı.
Dekan istemediği sürece buraya bir Allah kulunun alınmasına imkan ve olasılık var mı?
Elcevap: Hayır, yok.
Aynı şeyin benzerini doçentlik için istiyor doçent olacak akademisyenler.
Yapmayın dostlar.
Büyük bir hata içerisindesiniz.
Mevcut durumda YÖK yapıyor doçentlik sınavlarını.
Gerçekten zor ve büyük bir ön çalışma gerektiriyor.
Ancak burada bir şeye dikkat edelim.
Bir akademisyeni akademik olgunluğa eriştiren iki sınav olduğu kabul edilir akademik camiada.
Biri doktora yeterlik.
Diğeri ise doçentlik.
Neredeyse tüm akademik eksikliklerin buralarda tamamlandığını düşünürüm ben.
Bunun kazananı akademisyendir, bilim dünyasıdır ve öğrencilerdir.
Bu yetkinliğin getirilerinden mahrum etmeyelim gelecek nesilleri.
Ve bir başka kanayan yaramız.
YÖK’ün yaptığı sınavlar elbette zordur.
Ancak hiç olmazsa en az politize olmuş sınavlardır.
Bu yetkinin üniversitelere devredildiğini gözünüzün önünde canlandırınız.
Zalim bir rektörün elinde ne hale geleceğinizi ben size söyleyeyim.
YÖK’tekinden daha zor jüri bulacaktır size.
Ve bu jürilere istediği kişilerde müdahale edecek ve sizi çaresizlik içerisinde mahkeme kapılarında dolaştıracaktır.
Yetki bende diyecektir lisan-ı haliyle.
Ve siz mecbur kalıp üniversite üstüne üniversite değiştirmek zorunda kalacaksınız.
Üstelik kazanabilecek pozisyonda olmanıza karşın haksızca o kadroya layık görülmediğiniz için öfke içinde yaşayacaksınız.
Lütfen bir kere daha düşünün.
Mevcut hali eksik olabilir ancak doğrudur.
Küçücük üniversitelerin rektörleri elinde oyuncak olmaktansa koskoca YÖK’ün şefkatli ellerine kendinizi bırakın.
Küçücük dere sularında boğulmaktansa.
Varın okyanusta boğulun…
Asilce, onurluca…
Yazdıklarımıza katılmasanız bile.
Kafanızı kaldırıp sadece olanlara bakmanız yetmez mi.
Bizden hatırlatması.
Mutlu haftalar dileklerimle.

Paylaş

Haber Editörü : Tüm Yazıları
mm
YORUM YAZ
2 YORUM
  • Murat Deniz KengerCevapla

    Hocam kaleminize sağlık. Böyle bir konunun göndeme getirilerek artısı eksisiyle tartışılması gerekli. Zira bunun en iyi analizini de yapabilecek olanlar akademisyen geçmişi olan değerli öğretim üyelerimizdir. Yazınızda da belirttiğiniz üzere karşılaşılabilecek sorunları gün yüzüne çıkardığınız için size şahsım adına çok teşekkür ederim.

    Eki 31, 2017 11:14
  • Ali TANCevapla

    Ellerinize sağlık hocam bu durumun bir benzeri maalesef öğretim görevlisi alımlarında da var..

    Eki 31, 2017 11:42