Türk Dünyası Kültürünü Arıyor

Beş bin yıllık tarihi içinde Türkler ata yurtları Orta Asya’dan, Adriyatik’ten Çin seddine kadar geniş coğrafyaya dağıldılar.

Gittikleri her coğrafyada kültürlerini yaşamaya ve yaşatmaya çalıştılar.

18. yüzyılda Avrupa’da başlayan milliyetçilik akımında Türkler de yer aldılar. Anadolu’da ve yaşadıkları her coğrafyada milli kimliklerini bulmak için milliyetçi aydınların öncülüğünde kültürlerini aramaya ve araştırmaya başladılar.

Yeni Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurulması ile taçlanan bu arama ve araştırmalar Türklüğün yeniden diriliş çağının da hazırlayıcısıydı. Muazzam bir tarih, kültür ve medeniyet hafızasına sahip olan Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye cumhuriyetinin temeli kültürdür” ifadesine uygun olarak hem kültür çalışmalarının önünün açılmasını hem de kurumsallaşmasını sağladılar.

SSCB’nin komünizm baskısı altında kalan Orta Asya Türklüğünün kültürünün yaşaması ve yaşatılması şansı neredeyse hiç kalmamıştı. 2. Dünya savaşında sonra başlayan soğuk savaş yıllarında, SSCB’nin çöküşü ile birlikte Orta Asya’da ve dünyada Türklük çalışmaları yeniden canlandı.

Şurası bir gerçektir ki o zor yıllarda Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetenler Türk kültürüne karşı ilgisiz kalsa da Türkiye’deki ve Türk dünyasındaki milliyetçi aydınlar esaret altındaki Türklüğü duygusal olarak hiç unutmadı.

Özellikle Ülkücü hareket bu duyguyu türkülerle, şarkılarla, marşlarla da olsa canlı tutmaya çalıştı.

TÜK DÜNYASI GAZETECİLER ŞURASI

Türk kültürünün yaşaması ve yaşatılması yolunda yapılan son çalışmaların en kapsamlısı Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) tarafından başlatıldı. TÜRKSOY, 2010 yılından itibaren Türk dünyasından her yıl bir şehrin ev sahipliğinde organizasyonlar yapılması için karar aldı. Bu bağlamda 2013 yılında Türk dünyası kültür başkenti kabul edilen Eskişehir’de ilk toplantı yapıldı.

Osmaniye’de yıllarca gazetecilik ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı yapan Osmaniye’nin tek görsel yayın organı ORT’nin ortaklarından hemşehrimiz Menderes Demir’in başkanlığında kurulan Dünya Gazeteciler Federasyonu, Eskişehir’de Türk Dünyası gazetecilerini bir arada toplamayı başardı.

Federasyon Başkanı Menderes Demir diyor ki; “Dünya Gazeteciler Federasyonu, Türk dünyası gazetecilerini Ankara merkezli bir çatı altında toplamak maksadıyla 2014 yılında Ankara’da kuruldu. Başta 7 Türk Cumhuriyeti olmak üzere özerk bölgeler ve Türk’ün yaşadığı tüm coğrafyadaki gazeteci, radyocu ve televizyoncuları ve iletişimcileri bir çatı altında topladık. Atatürk’ün belirttiği gibi Türk’ün yaşadığı tüm coğrafyayı biz misak-ı milli olarak kabul ediyor ve federasyonumuzun çalışma alanı olarak görüyoruz.

İlk faaliyet olarak 19-22 Kasım 2014 tarihlerinde Eskişehir Valiliği Kalkınma Ajansı ve Gazeteciler Cemiyeti Basın Vakfının organizesi federasyonumuzun katılımı ve katkısı ile Türk Dünyası 1. Gazeteciler Şurasını yaptık.”

Başkan Menderes Demir devam ediyor;

"Misyon olarak kendimize Türk dünyasının önemli fikir adamlarından İsmail Gaspıralı'nın 'dilde, fikirde, işte birlik' sözünü düstur edindik"

TÜRK DÜNYASI FİLM FESTİVALİ

Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu’nun Tataristan’ın başkenti Kazan’da yapılan 2. Şura toplantısında Türk Dünyası Belgesel Film Yarışması ve Festivali için karar alındı.

Türkiye başta olmak üzere 7 Türk Cumhuriyeti, Özerk Türk Cumhuriyetleri, Türk toplulukları ve akraba topluluklarını kapsayan ve Türkün dünyaya bakış açısını konu alan film yarışmasının amacı dünyanın değişik coğrafyalarında yaşayan Türk milletinin öz ve kök değerlerini öne çıkartarak Türk kültürüne ve Türk dünyasına hizmet yapmaktı.

Proje Türk dünyasında heyecan uyandırdı.

Festival ve yarışma duyurusunun yapılması üzerine 13 farklı ülkeden 80 film başvurusu yapıldı. Türk Dünyası Belgesel Film Festivali Ön İzleme Kurulu tarafından Ankara Kahya Otelde izlenen filmlerden dereceye giren 12 film içinden ilk 3’e gireceklerin ismi Seçici Kurul’a bildirildi.

Seçici Kurul tarafından ödüle ve gösterime değer bulunan belgesel filmler ilk olarak Adana Film Festivali etkinlikleri içinde 24 Eylül 2016 tarihinde Adana’da izleyicileriyle buluştu.

Yarışmada, Kırgız yönetmen Artıkpay Süyündükov'un "Koç" belgeseli birinciliği, Hakasyalı yönetmen Yuriy Kuroçka'nın "Ben Hakkas" belgeseli ikinciliği, Tatar yönetmen Salavat Yuzeev'in "Shunu Gelecek" belgeseli üçüncülüğü kazandı.

Yarışmanın mansiyonlarını ise Türkiye'den "Misafir" belgeseliyle Ahmet Bikiç, Gagavuzya'dan "Avrupa’daki Türk Soluğu Gagavuzlar" belgeseliyle İvanna Köksal, Türkiye'den "Bozkırın Çocukları" belgeseliyle Oğuzhan Koç aldı.

2013 yılında geçirdiği kalp krizi sonunda vefat eden gazeteci, yazar, araştırmacı, yönetmen, fotoğraf sanatçısı, televizyon programı yapımcısı Servet Somuncuoğlu adına, "Baba Ocağı" belgeselinin yönetmeni Azeri Rodion İsmailov'a “özel ödül” verildi.

Türk dünyası özel ödülü, Kırgız yönetmen Adilet Karcoev'in "Sarı Oy", jüri özel ödülü ise Türk yönetmen Eren Pektaş'ın "Müsahip" belgesellerinin oldu.

Türk dünyasında bir ilk olan belgesel film yarışmasında derece alan filmlerin gösterimleri Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesinde, KKTC’de, Azerbaycan/Bakü’de, Kazakistan/Almatı’da da yapılarak tamamlandı.

Gösterime girdiği her şehirde halkın ve protokolün ilgiyle izlediği filmler çok alkış aldı.

ALKIŞLARIMIZLA

2014 yılında kurulan Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu tüm zorluklara rağmen organizasyondan yüksek başarıyla çıktı.

Aralarında binlerce kilometre olan gazeteci, kültür ve sanat adamlarının toplanması, Türk kültürüne dair proje ortaya konması ve projenin başarıyla sonuçlanması herhalde kolay olmadı.

Bu başarının altında sadece Türklük sevdası, Türk kültürü davası ve Allah rızası vardı.

Alkışlar bu başarının görünmeyen kahramanlarına ve hemşehrimiz Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu Başkanı Menderes Demir’e olsun!

Hazırlayan ve Yazan: İSMET İPEK - OSMANİYE

22 Kasım 2016 Osmaniye - 218 Okunma


Sosyal Anket

Osmaniyespor'un gidişatından memnun musunuz?


YÜKLENİYOR