Maltepe Escort pendik escort manavgat escort maltepekres.org maltepeelektrikariza.com kartal escort alanya escort kadikoy escort
Bugün: 23 EYLÜL 2018 Basında 30 Yıl!
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 97.988
DOLAR 6,2933
EURO 7,3945
ALTIN 242,83

Hasta ve Oruç….2591 defa okundu

kategorisinde,05 May 2018 - 14:25 tarihinde yayınlandı
Hasta ve Oruç….

Sevgili okurlar kısa bir  süre sonra kutsal ramazan ayı başlayacak… Her sene yaptığımız gibi bu sene de özellikle bu ayda oruç tutamayacak hastalarımızı bilgilendirmek amacıyla bu yazıyı  yazmamız gerekti…

Öncelikle  oruç  sağlıklı insanlara farz olan bir ibadettir. Aklen, bedenen ve ruhen sağlıklı olmak gerekir. Bu sene oruç tutan insanlar yaklaşık olarak 15-16 saat aç ve susuz kalacaklardır. Bu dönemde bazı hastalarımızın  doktorlarından bilgi almadan oruç tutmamalarını öneririz. Özellikle hamile, yaşlı , diyabet, kalp, kanser, böbrek, koah,hipertansiyon  gibi kronik hastalıkları olan ve günde 5-10 tane ilaç almak zorunda kalan, büyük bir ameliyat geçirmiş ve mutlaka beslenmesi gerekenler, oruç tuttuğu zaman mevcut hastalığı kötüye gidebilecek olan  hastalarımızın mutlaka doktorlarının tavsiyelerine uymalarını öneririz. Ramazan ayı boyunca ağır spor ve işlerden kaçınılması, bol sıvı tüketilmesi  ve hafif gıdalar tüketilmesi önerilir.

Şeker hastaları ve oruç: Şeker hastalığında beslenme biçimi çok büyük bir önem taşır. Şeker hastalığı olanların 3 ana ve 3 ara öğün olarak beslenmesi yani sık sık yemek yemesi gerekir. Oysa şeker hastası olanlar oruç tutarken, tedavide olması gerekenin aksine akşama kadar aç kalırlar ve şekerleri düşer. Şeker hastalarında kan şekerinin aşırı düşmesi , yüksek olmasından çok daha tehlikelidir…

Açlık kan şekeri normal olan kişilerde öğünlerden 2 saat sonra ölçülen kan şekeri yüksek olabilir ve gizli şeker bulunabilir. Sadece açlık kan şekeri kontrolü ve şeker hastalığı tanısında yetersiz olup, yaklaşık 100 hastadan 30’unda açlık kan şekerinin normal olmasına rağmen tokluk kan şekerine bakıldığında şeker hastası olduğu görülür.

Şeker hastalarını ilaç tedavisi ve diyeti kendi başına bırakması sakıncalıdır. İlaç ve insülin alan, hatta diyet yapan şeker hastalarının bunları kesinlikle aksatmaması gerekir.  Yaşam boyu süren, kronik bir hastalık olan şeker hastalığı, tanı konulduğu ilk dönemde kişilerde ruhsal ve sosyal sorunlar da yaratır. Dolayısıyla şeker hastalarının stresten uzak durmaları gerekir.

Kalp hastaları ve oruç: Ramazan ayının yaz aylarına rastladığı dönemlerde hem oruç tutulan süre daha uzun sürmekte, hem de sıcaklık nedeniyle terlemenin artması sonucu sıvı kayıpları artmaktadır.  Bu durum özellikle kalp hastalarının tedavisinde bazı zorluklara yol açar ve ilaç alım saatlerinin yeniden düzenlenmesini gerektirir.  Bu nedenle oruç tutmayı düşünen hastalar mümkünse Ramazan başlamadan kendilerini takip eden doktor ile görüşerek en uygun ilaç kullanım şeklini oluşturmaları gerekir. Ciddi kalp yetersizliği olan hastaların tedavileri bazen iftar ve sahur arasına sınırlanamaz.. Bu hastalarda kalp yetmezlikleri ilerleyebilir sonucunda böbrek yetmezliği, elektrolit bozuklukları, yeniden kalp krizi,  ritm bozuklukları ve buna bağlı pıhtı atması oluşabilir. Bu grup hastalar doktorlarının önerileri çerçevesinde hareket etmeli ve eğer doktoru izin vermiyorsa oruç tutmamaları önerilir.

Böbrek hastaları ve oruç: Böbrek yetersizliğinde en önemli  tedavi yeterli miktarda sıvı alınmasıdır, bu nedenle böbrek hastalarının oruç tutmaları sakıncalıdır. Böbrek yetersizliği olanların oruç tutmaları halinde yetersizlik daha da ilerler, sürekli diyalize bağımlı hale gelebilirler, ayrıca bir takım zararlı maddelerin vücuttan atılamaması nedeniyle kalp, beyin gibi başka organlarda da kalıcı hasarlara neden olabilirler. Ramazan ayında böbrek hastaları, iftar ile sahur arasındaki dönemde su ihtiyaçlarını karşılayamadıklarından , hastalığının farkında olmayan birçok kişi,  böbrek yetersizliği nedeniyle doktora başvurmak zorunda kalır.

Hipertansiyonlu hastalar ve oruç:Ramazan ayının başlaması nedeniyle oruç tutan hipertansiyon hastaları oruç tutmaya başlamadan önce mutlaka doktorlarına başvurmaları gerekir. Oruç tutan  hipertansiyon hastalarının iftarda aşırı yemek yememeye dikkat etmeleri şarttır. Ramazan ayının ilk günlerinde yüksek tansiyona bağlı sağlık sorunları daha sıktır. Hipertansiyon hastalarının ilaçlarını aksatmadan kullanmaları gerekir. Aksi taktirde kalp krizi, beyin kanaması, böbrek yetmezliği gibi başka hastalıklara da neden olabilir. İlaçların iftarda mı, sahurda mı alınması gerektiği mutlaka doktora sorulmalıdır.

Psikiyatri hastaları ve oruç:  Psikiyatrik hastalığı olanlarında oruç tutması uygun değildir. Ağır depresyonlarda, panik ataklarda ve sürekli kaygı bozukluklarında da oruç tutmak gerekmez. Kişi mutlaka oruç tutmak istiyorsa bunu devamlı gittiği doktoruna danışmalıdır. Doktor müsaade etmiyorsa tutmamalıdır.

Yaşlı hastalar ve oruç: Özellikle 70 yaş ve üzeri hastaların tahlilleri normal çıksa dahi metabolizmaları yavaşlamış, hayati organlarının fonksiyonlarında yaşa bağlı olarak azalma mevcuttur. Bu hastalar hiçbir hastalıkları olmasa dahi açlıktan, susuzluktan çok çabuk etkilenebilir ve vücutlarında kalıcı ağır hasarlar oluşabilir. Bu nedenle özellikle yaz dönemine denk gelen ramazan aylarında oruç tumak isteyenlerin bir doktor kontrolüne gitmeleri önerilir.

Hamileler ve oruç: Hamilelik döneminde hem anne, hem de anne karnındaki bebeğin beslenme ihtiyaçları artmakta olup, anne ve doğacak bebeğin saglığı, gelişimi için beslenmesini aksatmaması gerekir. Hamile kadınlara  ve emziren annelere oruç tutmaları önerilmez.

Kanser hastaları ve oruç: Kanser hastalarının gerek hastalıklarına bağlı gerek aldıkları tedavilere bağlı olarak vücut dirençleri düşmekte ve çoklu organ hasarlarına neden olmaktadır. Tedavi süreçlerinde oruç tutlması önerilmez. Tedavileri biten, tam iyileşme sağlanmış hastaların doktorlarına danışmaları önerilir.

 

Kronik tedavi gören insanların bir kısmının kullandığı ilaçların kanda çok dengeli olması gerekir, devamlı ilaç almak gerekir. Örneğin sara (epilepsi) hastaları ilaçları kesilir ya da kandaki miktarı azalırsa nöbet geçirebilirler. Oruçlu hastalarda metabolizma açlığa göre düzenlenir. Kullandıkları ilaçların kan seviyeleri bozulabilir. Bu nedenle bu hastaların oruç tutmaları uygun olmaz.

Çok sık alkol kullananlar ramazan ayında birden alkolü bırakabilmekte . Bu kişilerin bir kısmında kesilme belirtileri, titreme, terleme, sinirlilik, uykusuzluk, gerginlik gibi belirtilere ilave olarak ciddi nöbet ortaya çıkabilir (deliryum tremens ). Bu durumda kişinin bilinci bulanıklaşmakta, ciddi davranış ve uyum bozuklukları, epilepsi nöbetleri, halüsinasyonlar, koma belirtilerine varana kadar değişen durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle çok alkol kullananların,  bir doktor gözetiminde bunu yapmaları önerilir.

Tüm Müslüman aleminin ramazan ayını tebrik eder sağlıklı ,  huzurlu  günler dilerim…

Kalın sağlıcakla…

Share This:

Haber Editörü : Tüm Yazıları
mm
YORUM YAZ