Maltepe Escort pendik escort manavgat escort kartal escort maltepeelektrikariza.com kartal escort alanya escort kadikoy escort
Bugün: 17 EKİM 2018 Basında 30 Yıl!
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 98.991
DOLAR 5,5893
EURO 6,4313
ALTIN 219,71

İtina İle Doktor Dövülür…2348 defa okundu

kategorisinde,30 Tem 2018 - 15:01 tarihinde yayınlandı
İtina İle Doktor Dövülür…

Doktor dövmeye ne dersiniz.

Moralinizi mi bozdu birileri.

Ekonomik durumunuzda sıkıntı mı var.

Ya da keyif çatmak mı istiyorsunuz.

O halde buyrun doktor dövmeye.

Şaka falan değil.

En rahat dövebileceğiniz insanlar onlar.

Zira sınava çalışmaktan sokak görmemişler.

Sokaklarda kavga edenlerin içine katılıp kavga eğitimi almamışlar akranlarından.

En ufak bir aşırılıkta anne babalarından uyarı almışlar.

Aman evladım iyi çocuk ol.

Oku yavrum oku da doktor ol.

Sana ne dışarıdaki zirzop çocuklardan.

Sen odanda çalış dersine.

Okula gidip gelirken de uyma kimseye.

Ve sonuç!…

Çocuk doktor oldu.

Ama kavga ortamında bulunmamış ki kavga bilsin.

Anne narin.

Baba kibar.

Aile ortamı huzurlu.

Babadan bile olsa bir tokat yememiş ki tokat bilsin.

Ancak.

İşe başladı ya doktor.

Hele de acilde.

Kapıya gelenler tedaviye değil adeta kavgaya geliyor.

Hepsinde bir ön yargı.

“İçeride oturuyorlar hastamıza bakmıyorlar”

“Torpillileri alıyor ş.ler bizi ana doğurmadı”

Ve bir öfke.

Bir kin.

Oysa kolay değil aciller.

Her doktor tam 24 saat uyumadan nöbet tutuyor orada.

Ama olsun.

Önemli olan biziz ya.

Türk Tabipler Birliği Genel Sekreteri açıklıyor.

Acile gelenlerin yüzde 70’i acil hastası değil.

Buyrun.

Peki neden geliyorlar.

Katkı payı ödememek için.

Bir… Malum acil girişlerde katkı payı yok.

İki… Gündüz laboratuardı, radyoloji idi sıra bekliyor ya hastalar.

Acile gelince hepsini aynı anda yaptırırım düşüncesiyle.

Ve üç… Daim kullandığı ilaçları yazdırmak için.

O nedenledir ki aciller akşam saatlarından gece 12’ye kadar tıklım tıklım.

Peki üstünde ACİL yazan tesis niye var.

Acil serviste tedavi yapılmaz prensip olarak.

Ölümcül şikayetle gelenin ölmesi engellenir.

Acı çekiyorsa hasta acının dinmesi bile acilin işi değil.

Ölümü engelleyici tedbir alıp hastayı uzmana yönlendirmektir işi acilin.

Biz de öyle mi maazallah.

Yazdık yukarıda neden geldiklerini insanların.

Bakanlık tedbir üstüne tedbir alıyor.

Yalvarıyor adeta halkımıza.

Renklendiriyor acilleri.

İlaç yazdırmak gibi her hekimin yapacağı işler için yeşil alan oluşturuyor.

Ve buradan da katkı payı kestiriyor.

Sarı ve kırmızı alan oluşturuyor çok acil hastalar için.

Ama sökmüyor bize.

Gelen hasta boyanmış renkte gelmiyor ki doktora.

Mecburen hepsine sırayla bakıyor doktor.

Bu arada hakikaten acil hastası olanlar.

Ya da kafayı çekmek için uyuşturucusu kalmamış olanlar.

Birlikte içip zıbarttıkları arkadaşlarının baygınlığını koma zannedip pür telaş gelen alkollü vatandaşlar.

Çocuğunun ateşiyle pür telaş koşturanlar.

İçeride tansiyon, şeker bilmem ne hapı yazdırmak için gelenle uğraştığı için geciken doktora hücuma başlıyorlar.

Ne bulurlarsa.

Yumruk, sandalye, serum askılığı, bilgisayar klavyesi, kasa…

Hızını alamayıp gencecik doktor gelinimizin kafasını kaldırım taşıyla parçalayan ucubeler de cabası.

Kabul etseniz de etmeseniz de.

Bu ülkenin en kapasiteli beyinleri tıp camiasında.

Bu insanlar nazenin ve kırılgan varlıklar.

Zaten çıldırtıcı iş yüküyle boğuşarak yaşam savaşı veriyorlar.

Dışarıdan söylendiği kadar yüksek olmayan maaşlarla.

Sıkı durum şu anda yeni ve bekar bir doktor maaşı 3 bin liranın altında ya da civarında.

Çalıştığı muhite göre 1.200 ila 1.500 arası bir sabit dönerleri var.

O kadar.

Döner sermayede para birikmişse belli ölçülerde, limiti aşmayacak şekilde belki 2 ya da 3 bin lira.

Bu para olmayabiliyor her zaman.

Bu kadar parlak beyinlerin ortalama çalışma saatı tüm memurların üstünde.

Bu kadar yoğun bir çalışma zamanı.

Bu kadar yoğun bir stres.

Söylendiği ölçüde yüksek olmayan bir gelir.

Mutluluk düzeyi en düşük meslek gruplarının içinde.

Yetmedi bir de vatandaştan dayak…

Doktoruna sahip çıkmayan bir toplum.

Ve sahip çıkamayan bir devlet.

Ancak azami hizmet beklentisi içinde olan bir halk.

Bir ülkeye saldırı olduğunda bile düşman doktorlara dokunmazken…

Devletimizin kınamayı geçmeyen koruma masalları artık okunmazken.

Bu ana kuzularını her haberde dayak yerken görmekten gına geldim.

Artık farklı bir senaryo zamanı olsa gerek.

“Hasta döven doktorlar”

Çözümü buldum ama kabul görmez diye şüphe ederim.

Yine de açıklayacağım.

Önerimdir…

“Uzak Doğu’dan karate ve kavga bilen doktor ithali”

Mutlu haftalar dileklerimle.

 

 

 

Share This:

Haber Editörü : Tüm Yazıları
mm
YORUM YAZ