Bugün: 22 MAYIS 2018 Basında 30 Yıl!
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 102.939
DOLAR 4,5607
EURO 5,3857
ALTIN 189,86

Kaymakam Babasını Makamına Çağıramaz mı?1632 defa okundu

kategorisinde,26 Nis 2018 - 01:48 tarihinde yayınlandı
Kaymakam Babasını Makamına Çağıramaz mı?

Biraz şaka gibi.

“Kaymakam olunca memur babasını makamına çağırdı”

Bu haber spotu 24 Nisan tarihli pek çok gazetede aynen bu şekilde yayınlandı.

Haberin ayrıntısı biraz traji komik.

Ancak çoktandır kafamda oluşturduğum yazının satırlara dökülmesine vesile olması nedeniyle benim için minnetlik.

Herkesin bildiği bir olayı nakledeceğim izninizle.

Çok değil birazcık eskiden.

Yaz ayları yaklaşınca şehre göçmüş Osmaniye dağ köylerinin insanını bir sıkıntı kaplardı.

Dayanamazlardı sıcaklara.

Toplarlar eşyalarını binerlerdi kamyonlara.

Doğru köylerine.

Kendilerine hem köy, hem yayla hem de rızık deposu olan köylerine.

Yaz boyu yaylada kalınırdı.

Akşamları hergün bir evde.

Sohbetler, muhabbetler.

Bir anı var unutamam.

Karayiğit Köyü’nün en değerli bilge adamı Demirci Hasan Hoca Pirimizden.

Nüktedan, hoş sohbet ve öğretici insan.

Anlatır, anlatır, anlatırdı.

Millet pür dikkat.

Hemen hepimiz o sohbetlerde kişilik bulurduk.

Ve anlatıyor Hasan Dayımız.

“Adamın bir oğlu varmış.

Şımarık, kibirli, kendini bilmez.

Baba uyarırmış sık sık.

“Sen adam olmazsın evlat”

Yıllar sonra.

Evden ayrılan evlat vali olur.

İlginçtir babasının yaşadığı şehre atanır.

Yine mağrur, yine gurur abidesi.

“Babamı buraya çağırın” der yaverine.

Haber gider babaya.

“Oğlun vilayette. Seni çağırır”

Sessizce gülümser baba.

“Tabii. Buyrun gidelim.”

Varırlar vilayete.

Valinin kapı önünde bir oda.

Bekler baba bir müddet valinin kendini içeri almasını.

Sekreter içeri alır babayı.

“Buyrun efendim vali bey sizi bekler”

Baba usul adımlarla girer içeri.

Vali oğul ayağa kalkar ve uzatır elini.

“Hoşgeldin baba”

Sohbet sürer bir müddet.

Bir ara vali bey seslenir babasına.

“Yıllarca bana adam olmazsın dedin baba. Yanıldın. Bak vali oldum”

Baba aynı sükûnetle ancak kırgın bir ses tonuyla cevaplar.

“Dediğim doğruymuş oğul”

Vali oğul öfkeyle zıplar.

“Nasıl olur baba. Valiyim artık ben vali…”

“Evladım” der baba “Vali olamazsın demedim, adam olamazsın dedim”

Vali yine bir öfke tufanıyla cevap verir.

“Hala mı adam değilim baba”

“Değilsin evlat” der baba “Adam olsaydın yıllar sonra döndüğün bu şehirde babanı ayağına çağırmaz sen onun ayağına giderdin.”

Ruhun şad olsun Hasan Hocam.

Yattığın yer nur olsun.

Senin gibiler keşke toplumumuzda çok sayıda olsaydı.

Belki o zaman adam olmakla makam sahibi olmayı karıştırmazdı insanımız.

Daha da önemlisi makamların kalıcı olmadığını hikayeler sayesinde de olsa öğrenirdi.

Ne diyelim.

Bu haftaki yazıyı merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun nokta atışı muhteşem ifadesiyle bitirelim:

“Erkek olmak alın yazısı olsa da,

Adam olmak her kula nasip olmaz”

Dillerine sağlık reis.

Rahmet içerisinde yat.

Mutlu haftalar dileklerimle.

 

Share This:

Haber Editörü : Tüm Yazıları
mm
YORUM YAZ