Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
--
BIST 99.677
DOLAR 5,3528
EURO 6,0868
ALTIN 221,05
izmir escort izmir escort bursa escort bursa escort

maltepe escort

alanya escort

ataşehir escort

konya escort

cesme escort

Velayet Davası566 defa okundu

kategorisinde,26 Ara 2018 - 14:17 tarihinde yayınlandı
Velayet Davası

Velayet davaları, boşanma davasından bağımsız olarak değişen şartlar dikkate alınarak, velayetin değiştirilmesi, kaldırılması, velayet sahibi öldüyse askıda kalan velayetin sağ kalana tevdi edilmesi şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Velayetin değiştirilmesi sebepleri için de genel olarak şöyle sıralayabiliriz: Velayeti kendinde bulunan kişinin velayet hakkını gereği gibi kullanamaması, çocuğun menfaatinin gerektirdiği nedenler, çocukla kişisel ilişki kurulmasının engellenmesi, velayeti kendisinde bulunan annenin ya da babanın yeniden evlenmesi, velayet hakkı kendisine verilen tarafın bir başka yere gitmesi, ölüm veya velayet görevinin kullanılmasının engellenmesi gibi.

Velayet davaları kamu düzeni ile ilgili olduğundan taraflar delil sunabilecekleri gibi hakim de re’sen delil toplamalıdır.

Velayet ve kişisel ilişki davalarında genel olarak deliller; tanık, boşanma davası dosyası, daha önce aynı taraflar arasında verilen kararlar, çocuk teslimine ilişkin icra dosyaları, özellikle çocuğa karşı şiddet ya da cinsel istismar iddiaları ile ilgili ceza davaları varsa buna ilişkin dosyalar; pedagog, psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarından alınacak bilirkişi raporları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ilgili zabıta araştırmaları, maaş ve gelire ilişkin resmi belgeler, şeklinde sayılabilir.

Bu davalarda aile mahkemeleri görevlidir. Aile mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi “Aile Mahkemesi” sıfatı ile söz konusu davalara bakmalı ve bu husus mutlaka zabıtlarda belirtilmelidir.

Velayet davalarında yetki velayet sahibi olan ana ya da babanın yerleşim yeridir. Yeni HMK ile çekişmesiz yargı işlerinden sayılmakla bu davalar taraflardan birinin yerleşim yerinde açılabilir. Yetki kamu düzeni ile ilgili olmayıp kesin yetki de değildir. Taraf teşkili sağlanmadan esasa girilmemeli, tebligatlar usulüne uygun olarak yapılmalı, savunma hakkı kısıtlanmamalıdır.

Delil listesindeki tüm deliller zamanında toplanmalı, yargılamayı uzatacak şekilde parça parça delil toplanmasından kaçınılmalıdır. Gerekirse velayet konusunda kanaat oluşturacak araştırmalar yapılmalı ve re’sen deliller toplanmalıdır. Davanın niteliği gereği pedagog, psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarından görüş alınmalıdır. Tarafların kabulü ya da taraflarca yapılmış anlaşmalar varsa bununla hakimin bağlı olmadığı da unutulmamalıdır. Velayetin kamu düzeni ile ilgili olmasının sonucu olarak boşanmaya ya da evlenmenin iptaline karar veren hakimin aynı zamanda nüfus kayıtlarına göre tarafların çocuğu varsa bunların velayetini ve diğer eş ile kişisel ilişki kurulması hususlarını da düzenlemesi gerekir. Velayetin kamu düzeni ile ilgili olmasının başka bir sonucu da; hakim velayeti taraflardan hiçbirisine vermeyerek, ikisinden de kaldırılmasına ve çocuğa vasi atanmak üzere sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulmasına da karar verebilir.

Velayet ve kişisel ilişki ile ilgili mahkeme kararları teknik anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Değişen şartlara göre her zaman yeniden düzenlenmesi istenilebilir. Mahkemece kesin hüküm nedeniyle ret kararı verilmeyerek taraflardan delilleri sorulmalı, deliller toplanmalı ve uzmanlardan görüş alınarak uygun bir karar verilmelidir.

Taraf teşkili sağlanmadan eksik hasımla yargılama yapılması, gerektiği halde hakimin velayet konusunda kanaat oluşturacak araştırma yapmaması ve re’sen delil toplamaması, velayet ile ilgili mahkeme kararları teknik anlamda kesin hüküm oluşturmadığından mahkemece kesin hüküm nedeniyle ret kararı verilmesi, davaya aile mahkemesi olarak bakıldığının yazılmaması, uygulamada sıkça hataya düşülen konulardır.

Av. Ahmet SALGUT     www.ahmetsalgut.com

 

Share This:

Haber Editörü : Tüm Yazıları
mm
YORUM YAZ