Tarih: 21.09.2021 10:38

Kaymakamın yazdığı “Sel” şiiri duygulandırdı

Facebook Twitter Linked-in

SİNOP – Ayancık Kaymakamı İsmail Pendik, 11 Ağustos günü ilçenin başından geçen felaketi şiire döktü. Afetin yaşandığı ilk hafta yazdığı “Sel” şiiri duygulandırdı.
Ayancık’ta yaşanan sel felaketi ilçede yaşayan herkes gibi şehrin idarecilerini de derinden etkiledi. Ayancık Kaymakamı İsmail Pendik şehrin afetle sınandığı günlerde eline kalem aldı. Daha öncede yazdığı şiirler bulunan Pendik, en zor mısralarını kağıda döktü. Ayancık’ta selde kaybedilen canlara ithaf ettiği şiirle, şehrin yaşadığı felaketi anlattı. Selde 5 yakınını kaybeden Hüseyin Demirkol ve selde eşi ile 3 çocuğunu kaybeden Muhittin Demirbaş’a da bu şiirde değindi.
11 Ağustos’ta gün ağarırken yaşanan zor anları anlatan Kaymakam İsmail Pendik, “Ayancık 1. Dünya Savaşı’nda ve Milli Mücadele’de nüfusuna oranla en çok şehit vermiş ilçemizdir. Hem doğal güzellikleri hem bu hususiyeti, vatansever, milletperver bir ilçe olması bizim burada görev yapmamızın en büyük motivasyon kaynağıdır. Böylesine güzel böylesine hususiyeti olan ilçemiz biliyorsunuz 11 Ağustos’ta 500 yılda bir olabilecek bir hadise yaşadı. Bir afet yaşadı. Hakikaten o gün o gece hepimiz sahadaydık. Hiç uyumadık. Resmen gök yarılmış, pınar olmuş, yeryüzüne suyunu akıtır bu suyun etkisiyle de dağlar yürür hale gelmişti. İnanılmaz bir durumla karşı karşıyaydık. Hayatımıza hiç böyle bir durumla karşılaşmamıştık. Çaresizlik içerisindeydik. Özellikle sabah namazında sonraki ikinci dalga 6.30 -7.00 dolayındaki ikinci dalga tam herşey bitti derken bizi maalesef en büyük zarara uğratan dalga oldu. O an her yerden ihbarlar, her yerden yardım çağrıları alıyorduk. İnanılmaz bir umutsuzluk ve çaresizlik içerisine düşmüştük” dedi.
İlçenin düştüğü umutsuzluktan helikopterlerin ulaşmasıyla çıktığını belirten Kaymakam Pendik, “Ama hamdolsun bu büyük millet, bu aziz millet ve onun kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti bizi sahipsiz bırakmadı. Bizi bize bırakmadı. Ve bu şehitler diyarı, şehitlerin emaneti olan Ayancık’a ve Ayancıklılara sahip çıktılar. O umutsuzluğun gittiği ilk an neresiydi biliyor musunuz? 4 tane, 5 tane helikopter o vadiden yardım bekleyenleri kurtarmak üzere girdiğinde arka arkaya işte o zaman dedik ki, biz büyük bir devletin şerefli vatandaşlarıyız. Allah’a hamd ettik. Ondan sonraki süreç biliyorsunuz köprülerimiz yıkıldığı için, yollarımız bağlantısı koptuğu için ondan sonraki süreç helikopterler dolmuş gibi çalıştı. Vızır vızır çalıştı ve hamdolsun bizi kurtarılmayı bekleyen vatandaşları bu umutsuzluktan bu çaresizlikten kurtardılar” diye konuştu.
İlçeden yaşanan acı hadisenin etkisiyle şiiri yazdığını belirten Pendik, “Tabi o süreçte çok acı hadiseler yaşadık. Hüseyin Demirkol kardeşimiz var. Muhittin Demirbaş ağabeyimiz var. Bunlar ailelerini kaybettiler. Biz hem onların cenazelerine katıldık. Hem beraber olduk sayın bakanlarımızla beraber. Tabi o anki haleti ruhiyeyle birlikte durumu yansıtır bir şiir yazalım dedik. İlk bir haftada yazmıştım bu şiiri ama bunu yayınlamak yoğunluktan dolayı 1 ay geçtikten sonra yayınlayabildim. Oradaki şiirde Ayancıklıların o günkü haleti ruhiyesini en azından bir kaymakam olarak yansıtmak istedim. Tabii ki bizim mesleğimiz çalıştığınız yerlerde, doğduğunuz yer değil doyduğunuz yerdir sizin memleketiniz düsturuyla hareket ettiğimiz için, buranın sevinciyle sevinen buranın acısıyla kederlenen bir yapıdadır mülki idare amirliği. O günde biz aynı acıyı Ayancıklılar olarak hissettik ve gönlümüzden düşen o mısralarını o kıtaları ortaya koyduk. Hem bir idareci olarak hem bir Ayancıklı olarak Ayancıklılardan kendimizi ayrı görmüyoruz. Hakikaten çok üzüntü içerisindeyiz. Kaybettiğimiz canlar için hala üzülüyoruz” şeklinde konuştu.
Kaymakam Pendik’in yazdığı “Sel” adlı şiir ise şöyle:
“Sel gider kum kalır derler ya büyükler hani/ Bendeyse kaldı acılar, öğrendim hayat fani/ Pınar olan gök, saldı dağları üstümüze ani/ Su aktı sandım, meğerse ecel aktı gani gani/
Hep zor mu olur Hüseyinlerin imtihanı?/ Sel aldı garibimin ailesinin olduğu hanı/ Bu duruma donmaz mı insan olanın kanı?/ Ne gelir elden vekil kılmaktan gayrı Yaradanı/
Muhittin Abim benim, vakur mu vakurdu/ Eşini ve üç yavrusunu yıkıcı bu sel vurdu/ Teslimiyet sahibiydi, dimdik ayakta durdu/ İsyankarlara inat sabırdan bir kale kurdu/
Ah Babaçay ah, gizlemişler felaketi adına/ Mezar oldun bebeğe, erkeğe ve kadına/ Bizi soktun kesif mi kesif bir acının tadına/ Rahmet dilenirim O’ndan, giden canların yadına”




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —