• Cuma 27.6 ° / 17.8 ° Dağınık bulutlar
  • Cumartesi 27.8 ° / 19.3 ° Bulutlar
  • Pazar 26.5 ° / 18.2 ° Dağınık bulutlar

Av. Ahmet Salgut


Evliliğin İptali Davası


??Evliliğin iptali?? ile ??boşanma?? kararı verilmesi farklı şeyler olup medeni kanununda kesin olarak evlenmenin yasak olduğu durumlar ve kesin olarak evlenmeleri yasak kişiler ayrı ayrı sayılmıştır. Bu gibi haller var ise ilgililer ve cumhuriyet savcısı evlenmenin mutlak/nisbi butlanı davalarını açabilmektedir. Bu hususlara medeni kanunun 145-160 maddeleri arasında değinilmiştir. Evliliğin mutlak butlanla geçersiz olma şartları şöyledir: Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması, Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması, Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması, Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın (akrabalık) bulunması. Evliliğin nispi butlanla geçersiz olma nedenleri (TMK m. 148-151) ise şöyledir: Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk, Yanılma (Hata), Aldatma (Hile), Korkutma (İkrah). Evliliğin iptali davasında araştırılması gereken hususlar ve deliller ise genel olarak deliller; tanık, sağlık raporları, aile mahkemelerinde görev yapan uzmanlardan alınacak bilirkişi raporları, nüfus kayıtları şeklinde sayılabilir. . Görev; aile mahkemeleri görevlidir. Aile mahkemesi olmayan yerlerde söz konusu davalara asliye hukuk mahkemesi ?Aile Mahkemesi? sıfatı ile bakar. Yetki, kamu düzeni ile ilgili olmadığı gibi kesin yetki kuralı da yoktur. Boşanma davalarındaki yetki kuralları bu davalarda da geçerlidir. Eşlerden birinin davanın açılması sırasındaki yerleşim yerinde dava açılabileceği gibi, eşlerin son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde de açılabilir. Tanık; delil listesinde yer alan tanıkların tamamı dinlenilmelidir. Akıl hastalığına dayalı evlenme engelinin varlığı iddiası var ise gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan alınacak sağlık kurul raporu ve tedavi evrakı istenmelidir. Bu davada diğer davalarda olduğu gibi taraf teşkili önem arz etmektedir. Davada taraf olabilmek için hak ve fiil ehliyetine haiz olmak gerekir. Yargılama sırasında taraflardan birinin akıl hastası olduğu ileri sürüldü ise mutlaka akıl hastası olup olmadığı araştırılmalı, bu meyanda sulh hukuk mahkemesine vasi tayini yönünden ihbarda bulunulmalıdır. Taraflardan birinin vasisi var ise davaya dahil edilmeli, davayı açan kısıtlı ise sulh hukuk mahkemesinden husumete izin kararı alınmalıdır. Evliliğin butlanı davalarında nüfus müdürlüğü hasım değildir. Dava evliliğin tarafı olan eşlere karşı açılır. Eşlerden biri ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Bu davayı Cumhuriyet savcısı da açabilir. Ölümle ya da başka bir nedenle evlilik daha önce sona ermiş ise sona eren evliliğin butlanını Cumhuriyet savcısı dava edemez. İlgili Yargıtay kararları değerlendirildiğinde uygulamada sıkça yapılan hatalar ve bozma nedeni sayılan konular şu şekilde sıralanabilir. Usulsüz tebligat başlı başına bozma nedeni olmaktadır. Savunma hakkını kısıtlayan çok önemli bir usul hatasıdır. Yetki itirazının reddine ilişkin kararın tebliğ edilmemesi başlı başına bozma nedeni olup yargılamayı uzatan faktörlerdendir. Davaya aile mahkemesi olarak bakıldığının yazılmaması da başlı başına bozma nedenidir. Karar sadece davaya aile mahkemesi sıfatı ile bakılmadı diye bozularak mahalline çevrilmekte ve yeniden duruşma açılıp aile mahkemesi sözcüğü eklenip karar verilmekte, bu nedenle yargılama uzamaktadır. Eşlerin iptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her halde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Av. Ahmet SALGUT         www.ahmetsalgut.com