• Perşembe 20.4 ° / 16.7 ° kırık bulutlar
  • Cuma 20.1 ° / 17.2 ° kırık bulutlar
  • Cumartesi 20.5 ° / 15.7 ° kırık bulutlar

Prof. Dr. Mustafa Fedai Çavuş


Guguk Kuşları ve Sığınmacılar

Guguk Kuşları ve Sığınmacılar


Guguk kuşunu bilmeyen pek yoktur içimizde. Çoğumuz gug gug diye duymuşuzdur ötüşünü.

Guguk kuşları göçmen kuşlar sınıfında, ötüşü ve asalak olması ile ünlü bir kuş türü.

Yaz aylarında Anadolu’ya gelirken kış aylarında ise Afrika’nın sıcak bölgelerine göç ederler.

Bu göçlerin birinde Güney Afrika’dan Moğolistan’a12.000 kmuçarak rekor kırmışlıkları da vardır.

***

Guguk kuşlarının en belirgin özelliği asalak yaşam sürmesidir. Asalak guguk kuşları yavrularını başka kuşlara baktırarak onların hayatlarını bir şekilde sömürüyorlar. 

Asalak dişi guguk, yumurtlama zamanı geldiğinde önce etrafta yavrusunu büyütebilecek ( tabiri caizse hali vakti yerinde, temiz, dürüst bir kuşa ait) içerisinde kendi yumurtasına benzer yumurtalar bulunan bir yuva buluyor. 

Bundan sonra müstakbel üvey annenin yiyecek bulmaya gittiği zamanları kollamaya başlıyor. Yuva müsait olduğunda da hızlıca yuvaya girip, kendi yumurtasını bırakıyor.

Kendi yumurtasını bırakmak için elini çabuk tutmalı zira ev sahibi kuş gelip her şeyi mahvedebilir.

Kendi yumurtasını bıraktıktan sonra da yuvada bulunan yumurtalardan birini üvey anne anlamasın diye yuvadan dışarı atıyor.

Bu yumurtalar renk ve büyüklük olarak diğerlerine oldukça benzediği için ev sahibi kuşlar tarafından farkedilmiyor.

***

Guguk kuşunun bıraktığı yumurta diğer yumurtalardan daha erken çatlıyor ve içinden iri ve “çirkin” bir yavru çıkıyor.

Yavru guguk kuşu, anne kuş yemek aramaya gittiğinde henüz yumurtadan çıkamamış diğer kardeşlerini bir bir yuvadan aşağı atmaya başlıyor.

Atamadığı yumurtalardan yavrular çıktığında ise annenin olmadığı zamanlarda gagalayarak yaralıyor ve ölmelerine sebep oluyor.

Bu süreçte sürekli çığırtkanlık yaparak anne kuşun kendisini beslemesini sağlıyor ve yaklaşık üç haftada ergen bir kuş haline dönüşüyor.

***

Guguk kuşundan gelelim ülkemizin sığınmacı/göçmen sorununa.

Bu konuda bir kavram karmaşası var. O nedenle kısaca kavramları tanımlayalım.

Mülteci: ülkesinde ırk, din, sosyal konum, siyasal düşünce ya da ulusal kimliği nedeniyle kendisini baskı altında hissederek kendi devletine olan güvenini kaybeden, kendi devletinin ona tarafsız davranmayacağını düşüncesi ile ülkesini terkedip, başka bir ülkeye sığınma talebinde bulunan ve bu talebi o ülke tarafından 'kabul' edilen kişidir.

Sığınmacı:Yukarıdaki nedenlerden dolayı ülkesini terkeden ve henüz sığınma talebi, kaçtığı ülkenin yetkilileri tarafından 'soruşturma' safhasında olan kişidir. İskan Kanununa göre "Türkiye'de yerleşmek maksadıyla olmayıp bir zaruret ilcasıyla muvakkat oturmak üzere sığınanlara sığınmacı denir".

Göçmen; mülteci tanımında bulunan nedenlerin dışında, çoğu zaman ekonomik gerekçelerle, ülkesini gönüllü olarak terkederek başka bir ülkeye, o ülke yetkililerinin bilgi ve izni ile yerleşen kişidir.

Yukarıda yer alan tanımlar göz önüne alındığında Türkiye’nin Suriye ve Afganistan merkezli son dönemdeki insan hareketliliği daha ziyade sığınmacı ve göçmen kavramı çerçevesinde değerlendirilebilir.

***

Belki bir komplo teorisi olarak görülebilir;

Benim kanaatim, ülkemizde on milyona yaklaştığı ifade edilen ve ekonomik-sosyal-kültürel olarak ülkemize ciddi yük olan bu insanlar bir anlamda guguk kuşlarının yuvamıza bıraktığı yumurtalardır.

Bu insanların, din kardeşliği ya da geçmişe dayalı yardımlaşma kaynaklı gerekçelerle kontrolsüz bir şekilde ülkemize dağılmış olması vatanın asıl evlatları için bir tehdit unsurudur. 

Her gün gazetelerde veya televizyonlarda genç beyinlerimizin başka ülkelere gittiği haberlerini görüyoruz. Tıpkı guguk kuşlarının diğer yumurtaları yuvadan atması gibi.

Ekonomik olarak yapılan masraflar kendi insanımıza yatırım yapmamızı engelliyor. Guguk kuşunu beslemekten kendi yavrularına yeterli besin sağlayamayan anne kuş gibiyiz.

***

Yaşanılan süreç değerlendirilip geleceğe ilişkin öngörüler bir araya getirilince sığınmacı ve göçmen konusu Türkiye için bir varlık yokluk meselesine doğru evrilmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu yapısının etnik olarak bozulması, özellikle belirli coğrafyalarda çoğunluk unsurun bu göçmen ve sığınmacılar lehine değişmesi ilerleyen süreçte bir beka sorununa dönüşecektir.

Okuma Önerisi:“Ken Kesey’in yazmış olduğu, One Flew Over The Cuckoo’s Nest“Guguk Kuşu”olarak Türkçeye çevrilen romanı, temelde özgürlük ve bunu tahakküm altına almak isteyenler arasındaki keskin ve sıcak mücadeleyi anlatır. 

Bayram Kutlaması:

Müslüman Türk Milletinin ve İslam ümmetinin Ramazan Bayramı’nı kutluyorum.